11 Nisan 2012 Bosna- Hersek, Saraybosna

Balkan Savaşları’nın 100. Yıldönümü nedeniyle merkezimizce yürütülen Balkan Savaşı’ndan Balkan Barışı’na Projesi’nin Saraybosna ayağı 11 Nisan 2012’de proje ortağı Circle 99 ile gerçekleştirilmiştir.

Türkiye’den SAM Başkan Yardımcısı Dr. Mesut Özcan, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Cezmi Eraslan ve TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr.Birgül Demirtaş’ın panelist, Dışişleri Müsteşarı Özel Müşaviri Mehmet Kemal Bozay’ın da oturum başkanı olarak katıldığı çalıştayda, Bosna-Hersek tarafından Circle 99 ve eski Cumhurbaşkanlığı üyeleri, akademisyenler ve bölge ülkelerinden diplomatlar çalıştayda hazır bulunmuşlardır.

Ağırlıklı olarak bölgesel entegrasyon konularının tartışıldığı panelde, savaş sonrası entegrasyon, Bosna-Hersek’in anayasal durumu,  AB ve NATO üyeliği gibi zorluklar gündeme gelmiş, entegrasyonun sancılı bir süreç olduğu, ama yerel çözümler benimsenmeden ilerleme kaydedilemeyeceği konusunda mutabık kalınmıştır. Hem Türk tarafı hem de Boşnaklar, Türkiye’nin bu süreçlere desteğinin hayatiyeti konusunda uzlaşmıştır.

Panellerin açılışını yapan Bosna-Hersek Büyükelçimiz Ahmet Yıldız, Türkiye’nin kapsayıcı bir yaklaşım sergilediğini, ana ilkesinin adil bir tutum sergilemek ve mağdurun yanında olmak olduğunu belirtmiş ve Bosna-Hersek’in AB ve NATO üyeliğine olan desteğimizi yenilemiştir.

SAM Başkan Yardımcısı Dr. Mesut Özcan da bölgenin sorunlarının aşılmasına katkıda bulunmayı amaçlayan projeyi özetledikten sonra Avrupa Birliği’ne gidilen yolun tarihçesinden bahsetmiş,  Balkan ülkelerinin karşılaştığı zorluklar ile AB entegrasyonunun başlangıcı arasındaki benzerliklere dikkat çekmiş, bölgede entegrasyon için ülkeler arası rekabetin aşılmasına ihtiyaç olduğunu belirtmiş ve dil kolaylığı ve aynı devlet çatısı altında yaşamış olmak gibi kolaylaştırıcı faktörlere değinmiştir. Dr. Özcan, bölgesel entegrasyon olmadan sorunların aşılamayacağını vurgulamıştır.

Dr.Birgül Demirtaş, entegrasyon teorilerine değindikten sonra, kendiliğinden oluşan bir entegrasyon anlayışına inanmadığını, ortak bir geleceğin hayal edilmesi gerektiğini söylemiştir. Süreç önündeki engelleri sıralayan Demirtaş, sınır tartışmalarının entegrasyonu engelleyici etkisine değinmiştir.

Prof. Cezmi Eraslan ise bazıları tarafından yeni Osmanlıcılık olarak algılanan politikanın aslında Türkiye’nin coğrafi konumundan doğan bir gereklilik olduğunu belirtmiştir. Prof. Eraslan,  Atatürk dönemi örneğinden hareketle bölgesel entegrasyon çabalarının tarihini değerlendirmiştir.

Bosna-Hersek’in, savaş nedeniyle, diğer Doğu Blok'u ülkelerinin aksine bir Sovyet sonrası dönüşümden değil, barış inşası ve yeniden yapılanma döneminden geçtiğini vurgulayan Prof. Mirko Pejanovic, bölge ülkeleriyle işbirliğinde potansiyelin gerisinde olduğuna değinmiştir. Esasen, tüm katılımcılar özellikle Türkiye ile ekonomik işbirliği konusunda istenen düzeyden uzak olunduğu konusunda mutabakata varmışlardır.

Saraybosna Üniversitesi’nden Dr. Eşref Kenan Raşidagiç, sunumunda Bosna-Hersek’teki sorunların çözümü için bir iyi niyet olsa da, süreci engelleyen aktörlerin belli olmasına rağmen bu aktörlere karşı ortak bir tutum geliştirilemediğini dile getirmiştir. Raşidagiç, bölgesel entegrasyon hedefinin önündeki engelleri sıralamıştır.

Çalıştay’da Boşnak katılımcılarının ortak vurgusu, ülkenin karşı karşıya olduğu belirsizlik sürecinin, siyasi ve ekonomik alanlarda kalıcı adımlar atılmasını engellemesi olurken, katılımcıların akademisyen kimliği dolayısıyla aynı belirsizliğin ülkenin eğitim hayatına olan olumsuz yansıması da dile getirilmiştir.

Benzer şekilde, özellikle Boşnak katılımcılar Bosna’da kurulan anayasal düzendeki sorunlar ve AB ile uyumsuzluklar ve uluslar arası topluma düşen görevlere vurgu yapmışlardır.

Gün boyu süren paneller, bölgesel proje toplantılarından çıkacak verilerle İstanbul’da yapılacak kapsayıcı toplantıda ele alınabileceklerin konuşulmasıyla sona ermiştir.