29 Mart 2012 Ankara

Merkezimiz ile Washington DC merkezli düşünce kuruluşlarından “Center for Strategic and International Studies (CSIS)” işbirliğiyle 29 Mart 2012 tarihinde Bakanlığımızda Rusya, Orta Asya ve Kafkasya ile İran’daki gelişmelere ilişkin Türk ve ABD yaklaşımlarının ele alındığı bir toplantı düzenlemiştir.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Bakan Yardımcısı Sayın Naci Koru, CSIS’in Türkiye konusunda tecrübeli bir düşünce kuruluşu olduğunu belirttikten sonra Türkiye’nin son yıllarda demokrasini tahkim edip ekonomik iyileşme sağlayarak bölgede istikrarlı bir güç haline geldiğini ifade etmiştir. Sayın Koru, Türkiye’nin aynı zamanda yumuşak gücünü artırdığını, bölgeyle kültürel ve tarihi bağlarımızın da ülkemizin stratejik derinliğine katkıda bulunduğunu, ülkemizin güvenliğin özgürlükler aleyhine sağlanamayan bir şey olduğuna inandığını ifade etmiştir.

Bu vesileyle Suriye’deki son olaylara değinen Bakan Yardımcısı Koru, ülkemizin Suriye’deki olayların alevlenmesinde bir dahlinin olmadığını, ancak demokratik bir yönetimin kurulmasını desteklediğimizi belirtmiştir. Türkiye’nin bir modelden daha çok bir ilham kaynağı olarak değerlendirilebileceğini, bu bağlamda ülkemizin bölgesel sahiplik kavramına büyük önem atfettiğini söyleyen Büyükelçi Koru, bölge ülkelerinin de sahipleneceği çözümler bulmaya çalışan bir diplomasi sürdürdüğümüzü ifade etmiştir.

 Özellikle CSIS tarafından bölgenin üç önemli ülkesi Türkiye, Rusya ve İran arasındaki ilişkilerin boyutu ve derinliğini analiz etmeye yönelik bir çabanın sonucu olarak değerlendirmelerde, ekonomik ve özellikle enerji alanındaki ilişkilerin en az siyasi ilişkiler kadar önemli olduğu vurgulanmıştır. Türkiye’nin bir enerji merkezi olma talebinin ilişkileri nasıl etkileyebileceği üzerinde durulmuştur. Rusya ve Türkiye’nin enerji alanındaki hedefleri göz önüne alındığında özellikle Güney Akım ve Nabucco projelerinin rakip olduğu değerlendirmesi yapılmıştır.

 Bakanlığımız tarafı ise hem Rusya hem İran ile çok boyutlu ilişkilerimizin olduğunu ve özellikle Rusya ile ilişkilerimizin karşılıklı enerji bağımlılığına rağmen daha stratejik temellere dayandığını belirtmiştir. AB söz konusu olduğunda ise henüz enerji başlığı açılmadığından ortak bir enerji politikası olma ihtimalinin belirsizliğini koruduğu ifade edilmiştir.

 Ortadoğu konusundaki görüş alışverişinde de Türkiye’nin Suriye konusunda şu an itibariyle rejim üzerindeki baskıyı arttırmayı hedeflediğini ve askeri bir müdahaleden çok Rusya ve İran’ın da dahil olacağı müzakerelerden yana olduğu vurgulanmıştır.

Bakanlık yetkilileri, CSIS uzmanları ve İran ve Rusya çalışmaları yapan akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen toplantı, taraflara farklı bakış açıları üzerinden düşünce egzersizi yapma imkânı tanımıştır.