27 Mart 2012 Üsküp, Makedonya

Merkezimizin 2012 yılında çesitli Balkan başkentlerinde düzenleyeceği “Balkan Savaşlarından Balkan Barışına Projesi”nin ilk çalıştayı Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi(MANU) ile işbirliği halinde 27 Mart 2012 tarihinde Üsküp şehrinde gerçekleştirilmiştir. “Bölgesel Sahiplik ve Kapsayıcılık” ana temalı çalıştayın açılış konuşmaları bölümünde, MANU eski başkanı Georgi Stardelov, Makedonya Cumhurbaşkanı Georgi Ivanov, Üsküp Büyükelçimiz Gürol Sökmensüer ve Merkez Başkanımız Prof. Dr. Bülent Aras söz almışlardır. Cumhurbaskani Ivanov konuşmasında, Balkanlarda kalıcı barışın sağlanmasına yönelik gerçekleştirilen bu konferansa büyük önem verdiklerini ifade etmiş, Büyükelçi Gürol Sökmensüer ise Türkiye’nin bölge ile geçmişten gelen tarihi ve kültürel bağlarından bahisle Balkan coğrafyasının Türkiye için taşıdığı öneme değinmiş ve bu bağlamda Türkiye’nin Balkanlar politikası hakkında bir tebliğ sunmuştur. Merkez Başkanımız Prof. Dr. Bülent Aras ise projemiz hakkında dinleyicilere kapsamlı bir bilgilendirme yapmıştır.  

Çalıştayın “Bölgesel Sahiplik ve Kapsayıcılık: Engeller ve Meydan Okumalar” konu başlıklı ilk panelinde, tarihsel perspektif temel alınarak Balkan coğrafyasının geleceğine dair beklentiler ele alınmıştır.   Geçmişte varolan çok kültürlü barış ortamının hangi nedenlerle  yerini kaos ve çatışma ortamına bıraktığının tartışıldığı panelde, sorunların tespitine dair fikirler değerlendirilmiş ve bu tespitler ışığında geleceğe dair atılacak adımların hangi temellere dayandırılması gerektiği incelenmiştir. Balkan coğrafyasının etnik, din ve dil temelli çeşitliliğinden kaynaklanan sorunların el alındığı panelde, karşılıklı tanıma, sahiplenme ve kuşatıcılık temelinde bir uzlaşının sağlanması temel çözüm yolu olarak ortaya konmuştur.

“Balkan Bağlamında Bölgesel Sahiplik ve Kapsayıcılık: Kabiliyetler ve Fırsatlar” konulu ikinci oturumda, gerçekleştirilmesi arzulanan barış ortamının tüm tarafların katılımıyla hayata geçirilmesinin bölgeye sağlayacağı ekonomik, siyasi ve stratejik kazanımlarından bahsedilmiş, bu bağlamda bölge ülkeleri arasında üst düzey siyasi diyaloğun sağlanmasının elzem olduğu kaydedilmiştir.  Oturumda ayrıca, Türkiye’nin Balkanlar coğrafyasında barışı sağlama girişimleri ve ayrıca bölge ülkelerinin AB, NATO gibi uluslararası örgütlere entegrasyonunun sağlanmasının bölgede kalıcı barışın tesisine yönelik somut adımlar olduğu belirtilmiş ve bu adımların desteklenmesi gerektiği dile getirilmiştir.